Çocukken şekerleme yemekten ve çizgi film izlemekten sonsuza dek bıkmayacağımı sanırdım. Çizgi film konusunda iddiamı korumaktayım. Ancak şekerlemeler için aynı durum söz konusu değil. Artık o çok sevdiğim jelibonların, lolipopların meyvemsi tadını almakta zorlanıyorum. Bozulan benim ağzımın tadı mı yoksa şekerlemelerin tadı mı bilemiyorum. Lakin lolipopların görüntüleri tadlarından daha güzel gelir oldu.
Ağzımın tadının kaçması şekerlemelerle sınırlı değil elbette. Büyüyünce savaşların biteceğini, ırk, din, dil ayrımının kalmayacağını, sınırların kalkacağını düşünürdüm, herkesin eğitimli ve saygılı ve hakkaniyet kavramının farkında olduğu ileri bir medeniyet olacağımızı sanıyordum; bir de uçan araba ve uçan kaykaylar olacak diye heyecanlanıyordum ama bu kısım fantastik bilim kurguya kaçıyor. Oysa ki günümüzde gerçekleşmesi en yakın uçan kaykay gibi duruyor. Ne büyük umutlar beslemişim geleceğe dair. Adaletsizlik ve hırsızlık için yeni kılıflar bulundu. Ayrımcılık tam gaz devam ediyor. Paraya hiç bir çağda böyle kıymet verilmemiştir. İnsanların birbirine saygısı ve sevgisi çok azaldı. Herkes sahip olamadıklarının acısını başkalarından çıkarmaya çalışıyor. Bilgiye insanların saygısı yok ve bilim hala dogmaların altında eziliyor. Sonuçta bu yaşadığım büyük hayal kırıklığının hiç bir telafiside yok. Ağzımın tadının kaçmasına şekerlemelerin bile lezzetli gelmemesine şaşmamalıyım.


hiç ateşte marşmelov eritip yediniz mi? ya da lolipop kavgasına karıştınız mı? yine çok güzel bir yazı olmuş :)
YanıtlaSil