Pages

16 Nisan 2012 Pazartesi

DUMAN ŞARKISINA KADIN YORUMU

Duman'ı ilk defa 90'ların sonunda bir radyo programına katıldığında dinledim. Asıl konuk yanlış hatırlamıyorsam İlhan Şeşen'di ve Duman genç grup olarak oradaydı. Kaan Tangöze,  Amerika'da iken Türkiye'ye duyduğu özlemi ve arabesk müziğe duyduğu ilgiyi anlatıyordu. Şarkılarının arabesk altyapısını dinlediği Orhan ve Müslüm babalara bağlıyordu. Sohbet çok samimiydi. İlk duyduğumda vokal çok iğneleyici gelmişti. Ama zamanla alıştım. Birkaç yıl sonra Duman, Sezen Aksu coverı Herşeyi Yak'ı patlatmış, gençlerin en sevdiği grup olmuştu.


C


90'ların sonu 2000'lerin başı Melis Danişmend, Blue Jean'de yazıyordu. O zaman piyasada çeşit çeşit müzik dergisi de yoktu. Blue Jean'in tek alternafi fanzinlerdi. Fanzin kültürü hala var mıdır bilmiyorum.
Gel zaman git zaman ben büyüdüm, Roling Stones'dan Deli Kasap'a her türlü dergi piyasada bulunur oldu. Lise şenliklerinde dinlediğimiz, otobüs duraklarında karşılaşılabilen Ankaralı Rock grupları şöhret oldu. Mtv'de klipleri dönmeye başladı.
Şimdi Melis Danişmend hayallerini gerçekleştirmiş, şarkılara ses veriyor. Duman coverı yapmış. Bana da dinleyip bunları hatırlamak düşüyor.
Ne çok zaman geçtiğini hatırlayıp irkiliyorum bu şarkıyla. Melis ölmeyin diyor ama benim gönlümde serilmiş yatanların artık uyanamayacak ölüler olduğunu anlıyorum.


19 Ekim 2011 Çarşamba

LOLİPOLİTİKA



Çocukken şekerleme yemekten ve çizgi film izlemekten sonsuza dek bıkmayacağımı sanırdım. Çizgi film konusunda iddiamı korumaktayım. Ancak şekerlemeler için aynı durum söz konusu değil. Artık o çok sevdiğim jelibonların, lolipopların meyvemsi tadını almakta zorlanıyorum. Bozulan benim ağzımın tadı mı yoksa şekerlemelerin tadı mı bilemiyorum. Lakin lolipopların görüntüleri tadlarından daha güzel gelir oldu. 
Ağzımın tadının kaçması şekerlemelerle sınırlı değil elbette. Büyüyünce savaşların biteceğini, ırk, din, dil ayrımının kalmayacağını, sınırların kalkacağını düşünürdüm, herkesin eğitimli ve saygılı ve hakkaniyet kavramının farkında olduğu ileri bir medeniyet olacağımızı sanıyordum; bir de uçan araba ve uçan kaykaylar olacak diye heyecanlanıyordum ama bu kısım fantastik bilim kurguya kaçıyor. Oysa ki günümüzde gerçekleşmesi en yakın uçan kaykay gibi duruyor. Ne büyük umutlar beslemişim geleceğe dair. Adaletsizlik ve hırsızlık için yeni kılıflar bulundu. Ayrımcılık tam gaz devam ediyor. Paraya hiç bir çağda böyle kıymet verilmemiştir. İnsanların birbirine saygısı ve sevgisi çok azaldı. Herkes sahip olamadıklarının acısını başkalarından çıkarmaya çalışıyor. Bilgiye insanların saygısı yok ve bilim hala dogmaların altında eziliyor. Sonuçta bu yaşadığım büyük hayal kırıklığının hiç bir telafiside yok. Ağzımın tadının kaçmasına şekerlemelerin bile lezzetli gelmemesine şaşmamalıyım.





13 Ekim 2011 Perşembe

Arthur'un Arabaları

ARTHUR (2011) FİLMİNDEN BİR SAHNE-BATMOBILE
Arthur (2011) isimli filmden veya son zamanlarda oldukça şişirilen başrol oyuncusu Russell Brand'den bahsetmek istemiyorum. Asıl konu filmdeki araba koleksiyonu. Sanırım birisi düşlerimi çalıp Holywood filmine malzeme etmiş ya da bu saçma sapan düşe sahip tek sivri akıllı ben değilim. Evet, filmdeki zengin çocuğu Arthur, en sevilen film otomobillerinin gerçeğiyle birebir aynılarını kendine yaptırtmış. Paranın gözü çıksın. Batmobile'den Geleceğe Dönüş'teki Delorean'a kadar hepsine sahip.

GELECEĞE DÖNÜŞTEKİ ZAMAN MAKİNESİ DELOREAN MARKA BİR OTOMOBİL
Zaten son zamanlarda internetin favori liste konusu da bu; "Tüm Zamanların En İyi Film Otomobilleri". Ben Delorean'ı tek geçmekle birlikte Batmobile'in hakkını yemek istemem. Scooby Doo'daki minibus ise aralarında en sahip olunabilir olan. Eski bir dolmuşu alıp boyarsam sanırım benim de bir "The Mystery Machine"im olur. Aslında bu listelere hiç giremeycek olan ama benim aklımda yer eden bir otomobil daha var. "Perihan Abla" dizisindeki Şakir'in vosvosu :) Gerçekten bu otomobillere sahip olup, arada sürmek ve çocukluk hayallerimin içinde gezintiye çıkmak hiç fena olmazdı...

 SCOOBY DOO-THE MYSTERY MACHINE


12 Ekim 2011 Çarşamba

Bir garip şarkı: LOVE BUZZ


SHOCKING BLUE
 En sevdiğim Nirvana şarkılarından biri olan "Love Buzz" aslında Shocking Blue'ya aitmiş. Ben de bu vesile ile grubu tanımış oldum.


SHOCKING BLUE
 Shocking Blue, 70'leri müziğiyle yaşatan, çok eğlenceli bir grup. Dinlerken gözümün önünden ispanyol paçalar, kuşlu ev, tarık akan gülümsemesi, pembe pancur falan geçiyor.


TARIK AKAN ve ÇAPKIN GÜLÜŞÜ
Shocking Blue'yu "sonsuza dek tek aşkın varolabileceği" hayalinin yıkılmadığı yıllara dönmek istediğinizde dinleyebilir ve hatta türk filmlerinin zengin çocukları gibi saçma hareketler yaparak dans edebilirsiniz. ( Love Buzz için tıklayınız )


ÜZERİNDE KUŞ DESENLERİ OLAN MERDİVENİYLE ÜNLÜ "KUŞLU EV"



Güzelliğin Dayanılmaz Çekiciliği

TÜRKAN ŞORAY


 Bu aralar kafamı  meşgul eden kavram "güzellik". Bakması bile zevk verirken, sahip olmak nasıl bir duygudur?

LIV TYLER
 Güzelliğe ulaşmak veya kaybetmemek için insanların neler feda edebileceğini hicveden "Death Becomes Her" gördüğüm en iyi Hollywood filmlerinden. Ama sonuçta tüm kapılar büyük anadolu ozanımızın dediğine çıkıyor "güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa"... 


DEATH BECOMES HER (1992)